Kahvaltıdan sonra Kabataş'a gittik vapur için. Ha bu arada Beşiktaş'tan da adalar için vapur kalkıcakmış yakında. Ordan vapura binip Büyükada'ya geçtik, Büyükada'da indiğimizde hemen sahil kenarından gideceğimiz koyun teknesi bekliyodu zaten. Tekneye binip koya vardık bi 15 dakikada. Çok güzel evler ve yalılar vardı ama önümde oturan keltoş yüzünden çekemedim her fotoğrafta cilalı kafasıyla boy göstermiş savolsun.
Gittiğimiz koy böyle bi yer, denizi naystı bence. Suyun üstünden dibini görebiliyosunuz temizdi yosun falan yoktu. Saat 7'ye kadar cup cup denize girip çıktık. Soooooğra karnımızı doyurmak için koyun teknesiyle adanın merkezine geri döndük. Teknedeyken şu güzel fotişi çektim.
Sahildeki bi balıkçıya oturduk, ben her türlü balığın kokusuna bile dayanamayan biri olarak karidesi yerken kulaklarımdan burnumdan filan gökkuşağı çıkarıyodum. Midyeyi zaten sevdiğim için sosuna bandırıp bandırıp löp löp attım ağzıma. Börülcesi de mikimmildi. Halamla eniştem bi ara rakı açtıralım dedi ama sonra saata baktık ki vapura geç kalıcaz.
Vapura binmeden dondurma aldık. 5 top 5 lira yazısını görünce ben bi ööhaaaa oldum hemen 5 topu karar vermeye filan çalışıyorum o an ama baktım herkes insancıl miktarlarda dondurma alıyor. Ayılık etmiyip 3 top aldım :))))) Dondurmalarımızla vapura binip evin yolunu tuttuk.
Bı kıdır. Muck bb



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder